Boş bir sayfa, çoğu zaman bir çizimin değil; zihnin başladığı yerdir.
Kalem elimizdeyken bile o sayfaya dokunmadan önce dururuz. Çünkü boşluk yalnızca beyaz değildir; beklenti taşır. Yanlış yapma ihtimali, iyi olmama korkusu, başlamakla birlikte ortaya çıkacak olan “görülme” hâli o boşluğun içine sızar.
Çizim yapmayı bilen herkes, bu korkuyu tanır.
Boş sayfa korkusu genellikle teknik bir eksiklikten değil, fazla bilinçten doğar. Ne yapmak istediğimizi düşünürüz, nasıl görünmesi gerektiğini planlarız, sonucu hayal ederiz. Ve tam da bu noktada çizim, bir eylem olmaktan çıkıp bir performansa dönüşür. Oysa sketchbook, performans için değil; düşünmek için vardır.
Bir çizim, çoğu zaman güzel bir fikirle değil, küçük bir iz bırakma cesaretiyle başlar. İlk çizgi genellikle yanlış olur. Orantısızdır, eğridir, beklediğimiz gibi durmaz. Ama asıl mesele de budur: çizim, ilk doğru çizgiyle değil; ilk kusurlu çizgiyle başlar.
Boş sayfa korkusunun en güçlü panzehiri, mükemmellik beklentisini bilinçli olarak düşürmektir. Sketchbook’ta yapılan çizimlerin çoğu sergilenmez, paylaşılmaz, tamamlanmaz. Ve bu bir başarısızlık değil; sürecin ta kendisidir. Çizmek, her zaman bitmiş bir şey üretmek zorunda değildir.
Bazen sadece bir form denersin.
Bazen bir gölge.
Bazen tek bir çizgiyle durursun.
O an çizimin yarım kalması, onun değersiz olduğu anlamına gelmez. Aksine, o çizim zihnin bir anlık hâlini kayda alır. Sketchbook tam olarak bunun içindir: sonuç değil, iz bırakmak.
Boş sayfa aynı zamanda özgürlüktür. Henüz yanlış yoktur, doğru yoktur. Yargı yoktur. O yüzden korkutucudur. Ama bir kez kalem değdiğinde, sayfa artık senden bir parça taşır. Ve o noktadan sonra çizim, seni yönlendirmeye başlar.
İlginç olan şudur: çoğu zaman en sevdiğimiz çizimler, en plansız başladıklarımız olur. Çünkü orada kontrol değil, sezgi vardır. Akış vardır. Zihin geri çekilir, el öne çıkar.
Boş sayfa korkusu geçmesi gereken bir şey değil; kabul edilmesi gereken bir eşiktir. Her çizimde yeniden ortaya çıkar. Ama her seferinde biraz daha sessizleşir. Çünkü biliriz ki, o sayfa bizim düşmanımız değil. Sadece ilk adımı bekliyordur.
Bir çizimin başladığı yer, iyi bir fikir değil.
Cesur bir çizgi de değil.
Bir çizimin başladığı yer,
boşluğa rağmen kalemi koyabilmektir.
Bir Cevap Yazın